Bir nefretim var !

7 12 2010

Bitmek tükenmek bilmeyen kısır döngüler
Sarmış dört bir yanımızı pislikler
Çaresizce direnişimizin kanlı göz yaşları damlar iken yerlere
Ağlayıp sızlayıp yalvardığımız kişiye yüssüzce haykırışlarımız
Sersemlemiş bedenimizin içine sıkışmış lanet ruhlarımızının şahad olmasını beklerken
Cebeleşip karşı gelmeler bir nefes için hayal kurmalar sakin olmak için uğraşmalar.
Yeterden öte bir noktada biz bizi bilmezken el ele tutuşup birlik olmalar…
Suskunluğun eşiğinden geçerek göz yummalar
Soru sormak aptallıktır mantığında herşeyi sualsiz geçmeler…

…ama nereye kadar ?..





Dünya için çal

29 11 2010

Şuan laptopunuzu, kitabınızı, televizyonunuzu, gazetenizi, beklide çalan kapıyı açmadan önce mırıldandığınız tınıdır Dünya için çal..
Sevgilinizle buluşmaya giderken yolda tutturduğunuz türküdür. Kulağınıza her daim çarpan sesidir dünya’nın.. Dünya’nın kendi sesi.. Asla dinmeyecek olan..
Sabah araba gürültüsü, akşam köpek havlamaları..
Yürürken kulağınıza takılan, ayakkabınızın yere basarken çıkardığı, akşam uyurken duvardaki saatin hiç susturmadığı periyodik sestir..
Susturursanız dünya durur,
Onu susturmak, yaşamı susturmaktır..

Dünya için çal grubu, sokakta aslında her zaman kulağımıza çarpan ama bir türlü fark edilmeyen ya da görmezden gelinen, doğanın tınısından çok daha farklı bir sesi göstermek için, sokaktaki müziği duyurmak için, Ekin KAVAK tarafından 1 Temmuz 2010’da bir facebook sayfası olarak kuruldu. (sayfamızın 1 kasım’da hiç bir neden belirtilmeksizin 1 kasım 2010’da yayın hakları engellenmştir)
İlk 2 ayında üyelerine 200’den fazla farklı sokak müzisyeninin sesini duyurdu. Ve daha fazlasının sesini duyurmaya, sokağın tozunu solutmaya devam edecek..

– Neden Dünya için çal?
Çünkü yaşadığımız yer burası. Dünya. Kaçacak yerimiz yok. Ve sokak müziği tek bir canlı türüne ya da düşünceye yapılmaz. Eğer sokakta müzik yapıyorsanız bazen sadece sokak köpeleridir dinleyicileriniz, bazen kediler, bazen annesinin elinden kalabalıkta kaybolmasın diye sıkıca tuttuğu fak bir çocuk, bazen annesinin elini çoktan bırakmış, belki annesini hiç tanımamış sokak çocukları, ağacından ayrılıp rüzgarda savrulup önünüze düşen sarı bir yaprak, belediye işçileri.. sokak dünyanın kendisidir. Ve her tını bu dünyadan çıkmadır.

– Sokak müzisyenleri kimlerdir?
Hikayelerini müzikleriyle anlatan ve anlatma yolu olarak sokağı seçmiş olan insanlardır.
Sokak müzisyenlerinin belirli bir oluşumun üyesi değil, sadece sokağın üyesidir. Evsiz olması, zengin olması ya da meşhur olması bunu değiştirmez çünkü sokakta herkes aynı seviyededir, herkes eşittir. Amaç ne kadar farklı da olsa, araç değişmez. Ayrıca sokak müziği bir ülkenin kültürünü yansıtır. Sokak müzisyeninin olmadığı bir ülkede ruh bulamazsınız. Sokak müzisyenleri antik ve ortaçağ kentlerinde bile varlardı. Sokak müzisyenleri, insanı insana müzikle anlatma sanatını icra edenlerdir ve sanattan yoksun bir insanlık düşünülemez.

– Neden sokakta müzik yapma gereği duyuyorlar?
Aslında bunun çokça nedeni var. Günümüzde sanatçı – dinleyici ilişkisi sanal bir bağ ile (internet) sağlanıyor. Yani müzisyen dinleyicisi ile birebir ama belirli sınırlar içinde konuşabiliyor fakat sokak bunu ortadan kaldırıyor. Bundan 10 sene önce bir hayranın müzisyenini takip etmesi çok meşakkatli bir işken şimdi facebook, twitter gibi sitelerden kolaylıkla takip edebiliyor, konserlerine gidiyor falan. Ama bazen dinleyicinin gözlerini, mimiklerini görmek gerekebiliyor. İşte bu yüzden çoğu sanatçı farklı türden insanlara ulaşmak için, daha fazla insana ulaşmak, tepkilerini görmek, birebir bir paylaşımda bulunmak için müziğini sokakta icra ediyor. Örneğin çoğu Avrupa kentinde sokak müzisyenleri bir sürü albümleri olan, alanında profesyonelleşmiş, bu işin ustası olmuş kişilerdir. ‘Sokak performansı’ diye bir olay vardır mesela. Yine ülkemizde en tanınmış sokak müzisyenleri olan siya siyabend, karagüneş, gibi gruplar da müziğini direk sokakta dinleyicisi ile paylaşan gruplardır. Bunların dışında sokakta müzik yapanlar arasında öğrenciler vardır. Bazen sadece eğlenmek için bazen okul harçlıklarını çıkarmak için sokakta müzik yapanlardandır. Bazı öğrenciler ise okulun sınırları dışına taşmak için sokakta çalabiliyorlar. Ezberci sistem maalesef konservatuarlarda bile kendini gösterebiliyor. Müzik ruh ile alakalı bir olaydır. Okul duvarları arasında yakalayamadığı ruhu sokakta yakalayabiliyorlar bazen. Ayrıca bu yoldan para kazanan insanlar da var.

– Dünya için çal o zaman bir yandan da para için çal olmuyor mu?
Para için çaldır olabilir belki. Üniversite mezunu bir ton işsiz varken –ki ben de bunlardan biriyim- köyünden kalkıp gelen adam nasıl iş bulabilir? Asgari ücretle mi? sanmıyorum. Hele bir de 40 yaşlarındaysa veya geçmişse o yaşları.. Eğer bir enstrüman çalıyorsa alıp eline gitarını, kemençesini, kanununu, udunu.. ya da her ne ise o şey bazen bir saksafon, bir keman, bazen sadece ufacık bir flüt.. çıkıyor dışarıya. Çalmıyor, dilenmiyor, utanması mı lazım? Hiç zannetmiyorum. Bu durumda utanacaklar başkaları. İş kime düşüyor? Bize.. e o zaman varsın önüne açsın o kemanının kabını..

– Etkinlikleriniz nelerdir?
En son Ramazan bayramının 3. Günü 20 kişilik bir ekip ile Nesin Vakfı’ndaki çocuklarla bayramlaşmaya gittik. Şarkılar söyledik birlikte. Çok yerden “buraya da gelin bekleriz” diye mailler geliyor. Paramız ve zamanımız olduğunca dolanmaya çalışıyoruz.
2-3 Ekim’de Eskişehir’de Bir Buluşma gerçekleştirdik.
27-28 Ekim’de ise Ankara’da Dünya için Çal’an, çalmaya çalışan dostlarla buluştuk..

Ve devamı gelecek..

 

http://www.facebook.com/dunyaicincal





Serge Gainsbourg Kimdir ?

24 04 2010

serge gainsbourg

Evet bir çok kişinin duyabileceği hakkında kimdir bu adam ? ne iş yapar neden bu kadar ünlü ama biz bilmiyoruz ? diyebileceği ender adamlardan biridir. 1928 ve 1991 yılları arasında yaşamını olması gerektiğinden de fazla hareketli geçiren adından sıklıkla söz ettiren ve çok fazla işler yapmış kişidir. Evet Serge Gainsbourg bir sanatçıdır. Rus asıllı Fransız sanatçıdır. Gençlik yıllarında geçimini piyano çalarak sağlayandır. Kendisi ressamdır da ayriyetten. Biraz daha ayrıntılara girmek gerekirse Wikipedia’dan alıntı yaparak onları da wikipedia aracılığıyla aktaralım.

alıntının başlangıcı :

Yaşamı

İlk Yılları

Gainsbourg, Lucien Ginzburg adıyla 1928’de Paris‘te doğdu. Ailesi Bolveşik İhtilali sonucu Fransa’ya kaçan Rus Yahudilerdi. Çocukluğu II. Dünya Savaşı yüzünden zor geçti. Alman işgali altındaki Fransa’da sarı yıldız takmak zorunda kaldılar. Bu yüzden Paris’ten ayrıldılar. Gençlik yıllarında bir ressam olsa da parasını piyano çalarak kazanıyordu.

Müzikte başarı

Sanatçı ilk yıllarında klasik Fransız chanson‘ları besteliyordu. 1965 Eurovision Şarkı Yarışması‘na Lüksemburg adına katılacak France Gall‘e Poupée de cire, poupée de son şarkıyı yazdı ve o sene Eurovision‘u kazandı. Sanatçı daha sonra Gall ile çalışmaya devam etti ve ona “Les Sucettes” (Lolipoplar) adlı şarkıyı yazdı. Ancak 18 yaşındaki Gall’un şarkının cinsellikle ilgili anlamını farketmemişti. Şarkı yayınlandıktan sonra tepki topladı. Ancak bu iki sanatçıya da yaradı. 1967 Eurovision Şarkı Yarışması‘na Monako’yu temsil eden Minouche Barelli‘nin söylediği “Boum Bada Boum” adlı şarkıyla katıldı ancak bu sefer beşinci oldu.

Sanatçı 1969’da “Je t’aime… moi non plus” adlı en ünlü şarkısını çıkardı. Bu şarkı aslında sanatçının o zamanki sevgilisi Brigitte Bardot ile kaydedilmiş ancak daha sonra ayrılınca Bardot tarafından yayınlanması engellenmişti. Bu yüzden Gainsbourg şarkıyı yeni sevgilisi Jane Birkin ile yeniden kaydetti. Şarkının içinde bulunan orgazm sesleri yüzünden şarkı Avrupa’nın bir çok ülkesinde yasaklandı ve Vatikan şarkıyı eleştiren bir açıklamada bulundu. Gainsbourg’un sadece bir aşk şarkısı olarak gördüğü şarkı ise İngiltere listelerinde bir numaraya yerleşti.

Müzikte yeni denemeler

1971’de sanatçı Histoire de Melody Nelson adlı konsept albümü kaydetti. Lolita‘ya benzer bir öyküsü bulunan albümde Gainsbourg anlatıcı, Jane Birkin ise bayan oyuncu rolündeydi. Satışlar çok iyi olmasa da albüm bir çok sanatçıyı etkiledi. 1975’teki Rock Around the Bunker albümü ise sanatçının çocukluk yıllarına döndüğü ve Nazi‘leri eleştirdiği bir albümdü. 1978’de Fransız milli marşını “Aux Armes et cetera” adıyla Reggae şeklinde yorumladı ve bu da ölüm tehditleri almasına neden oldu.

Sanatçı 1980’lerde Fransız televizyonlarının ayrılmaz bir parçası olmuştu. Ünlü talkshow’cu Michel Drucker‘in bir programına sarhoş çıkıp, Amerikan şarkıcı Whitney Houston‘a canlı yayında küfürlü bir şekilde onu beğendiğini söyleyince büyük tartışmalara konu oldu. Bu dönemde elektronik albümü “Love on the Beat”, hip-hop etkileşimli “Under Arrest” albümlerini yayınladı. 1986’da kızı Charlotte Gainsbourg ile “Lemon Incest” şarkısı kaydetti. Kızıyla çektikleri klip ile yine tepki topladı. 1990 Eurovision Şarkı Yarışması‘na Fransa‘yı temsil eden Joëlle Ursull‘un söylediği “White and Black Blues” şarkısı ile katıldı ve ikincliği İrlanda ile paylaştılar.

Ölümü

Sanatçı 2 Mart 1991‘de kalp krizinden öldü. Paris’te yapılan cenaze töreninde Fransa Cumhurbaşkanı François Mitterrand onun için konuşma yaptı. Ölümünden sonra evi, grafitiler ve şiirlerle dolduruldu. Ölümünden sonra Avrupa’da bir çok grup müzikal anlamda ondan etkilendiklerini söylediler.

Albümleri

Stüdyo Albümleri

  • 1958: Du chant à la une
  • 1959: Disque N°2
  • 1961: L’étonnant Serge Gainsbourg
  • 1962: Disque N°4
  • 1963: Gainsbourg Confidentiel
  • 1964: Gainsbourg Percussions
  • 1968: Initials B.B.
  • 1971: Histoire de Melody Nelson
  • 1974: Vu de l’extérieur
  • 1975: Rock Around the Bunker
  • 1976: L’homme à tête de chou
  • 1979: Aux armes et cætera
  • 1981: Mauvaises nouvelles des étoiles
  • 1984: Love on the Beat
  • 1987: You’re under arrest

Film Müzikleri

  • 1967: Anna
  • 1970: Cannabis
  • 1976: Je t’aime moi non plus
  • 1977: Goodbye Emmanuelle
  • 1977: Madame Claude
  • 1980: Je vous aime
  • 1986: Tenue de soirée

Düet Albümler

Konser Albümler

  • 1980: Enregistrement public au Théâtre Le Palace
  • 1985: Serge Gainsbourg live (Casino de Paris)
  • 2003: Théâtre des Capucines 1963
  • 2006: Et Caetera : Au Theatre le Palace 1979 live

Yer Aldığı Albümler

Önemli Şarkıları

  • “Aux armes et caetera”
  • “Baby Pop”
  • “Black Trombone”
  • “Bonnie and Clyde”
  • Comment te dire adieu
  • “Couleur Café”
  • “Dieu fumeur de havanes”
  • “Élisa”
  • “Hold Up”
  • “Initials B.B.”
  • “Je suis venu te dire que je m’en vais”
  • Je t’aime… moi non plus
  • “La Gadoue”
  • “La Javanaise”

Filmleri

Yönetmen olarak

  1. Stan the Flasher (1990)
  2. Springtime in Bourges (1987) (TV filmi)
  3. Bubble gum (1985)
  4. Équateur (1983)
  5. Scarface (1982) (TV filmi)
  6. “Cinéma cinémas” (1982) (TV dizisinin 1 bölümü)
  7. Le Physique et le figuré (1981)
  8. Je t’aime moi non plus (1976)

Senarist olarak

  1. Stan the Flasher (1990)
  2. Charlotte for Ever (1986)
  3. Équateur (1983)
  4. Scarface (1982)(TV filmi)
  5. Je t’aime moi non plus (1976)
  6. Melody (1971) (TV filmi)

Aktör olarak

  1. Stan the Flasher (1990)
  2. Charlotte for Ever (1986)
  3. Egon Schiele – Exzesse (1981)
  4. Je vous aime (1980)
  5. Sérieux comme le plaisir (1975)
  6. Bons baisers de Tarzan (1974) (TV filmi)
  7. Dernière violette, La (1974)
  8. Lever de rideau, Le (1973) (TV filmi)
  9. Morte negli occhi del gatto, La (1973)
  10. Trop jolies pour être honnêtes (1972)
  11. The Day the Clown Cried (1972)
  12. Melody (1971) (TV filmi)
  13. Romance of a Horsethief (1971)
  14. 19 djevojaka i Mornar (1971)
  15. Cannabis (1970)
  16. Chemins de Katmandou, Les (1969
  17. Slogan (1969)
  18. Mr. Freedom (1969)
  19. Vivre la nuit (1968)
  20. “Dossiers de l’agence O, Les” (1968) (TV dizisi, 1 bölüm)
  21. Paris n’existe pas (1968)
  22. Saint-Tropez priez pour eux (1968) (TV filmi)
  23. Erotissimo (1968)
  24. Lapin de Noël, Le (1967) (TV filmi)
  25. Estouffade à la Caraïbe (1967)
  26. Toutes folles de lui (1967)
  27. “Vidocq” (1967) (TV dizisi, 1 bölüm)
  28. Anna (1967) (TV filmi)
  29. Ce sacré grand-père (1967)
  30. Inconnu de Shandigor, L’ (1967)
  31. Valmy (1967) (TV filmi)
  32. “Dim Dam Dom” (1966) (TV dizisi, 1 bölüm)
  33. Jardinier d’Argenteuil, Le (1966)
  34. Carré de dames pour un as (1966)
  35. Seul à seul (1965) (TV filmi)
  36. “Cinq dernières minutes, Les” (1965) (TV dizisi, 1 bölüm)
  37. “Hedenavond: voorstelling” (1963) (TV dizisi, 1 bölüm)
  38. Teuf-teuf (1963) (TV filmi)
  39. Inconnue de Hong Kong, L’ (1963)
  40. Strip-tease (1963)
  41. Furia di Ercole, La (1962)
  42. Passe-temps (1962) (TV filmi)
  43. En passant par Paris (1962) (TV filmi)
  44. Sansone (1961)
  45. Rivolta degli schiavi, La (1960)
  46. Voulez-vous danser avec moi? (1959)

Müzik departmanında

  1. Mr. Freedom (1969)

kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Serge_Gainsbourg





Blog yazmayı bırakmak ve yeniden yazmaya karar vermek.

30 01 2010

Yaklaşık 2 yıl önce başladığım Blogger hayatına 1 yıl aradan sonra boşluk bıraktım. Bunu neden yaptığım konusuna  gelirsek, öncelikle o kadar bir ilgi olmaması, diğer işlerin ağar basıp zamanın yetmemesi ve sonunda gerek duymamam. Şimdi bir yıllık aradan sonra yeniden “yazma” düşüncesiyle yeniden Blog hayatına geri dönüşüm yapıyorum. O 1 yıllık arada  teknoloji aldı başını gitti haydi bakalım o zaman hayırlısı.





Araçlar ‹ Dumrock Blog — WordPress

26 05 2009

test





Noel

28 12 2008

Evet  arkadaşlar  güzel  bir  konu  güzel bir makale olacağına inandığım  bir şey yani Noel.Evet   her sene  geneleksel  düzenlenen  vede  çam  ağaçları  süslenip  kafalara  şapka  ağızada kaynana dilini  alıp  günlerce  hazırlık  yaptığımız vede  yeni bir yıla  girişimizi  kutladığımız Noel.Evet bu  gün  bunu  oldukça  ayrıntılı bir şekilde   yazacağım.Bu gün  28 Aralık  pazar günü oldukça sıkıcı  bir hava  var   kağar mı  geliyor  yoksa…Tam 3 gün  var  Noele.

   Kimileri  bu  Noel  işine surat  asar  yıl başı demeleri  gerkeir  vede  ölede olması  lazım derler.Aslına bakılırsa  Noel Hz.İsa’nın doğumudur vede hıristiyanların  kutladığı  bir gündür.Zamanızda  sadece hıristiyanları bırakın  global olarak  bu  yapılıyor.Yani çam  ağacı  süslemeleri çeşit çeşit  saçmalıklar  noel baba kılığında  falan.Bunların  hepsi  birer  saçmalıktır.Bir  yıl başı  için  yapmadığımız  bişey  kalmıyor   yani  alt  tarafı  yeni bir sene  pek  fazla  iyi şeyler getirmiceğini  hepimiz biliyoruz bu kadar masraf günler  öncesinden  hazırlanmalar  filan  çok  saçma geliyor kulağa.Ama  maksak  eğlence olunca  buda  güzel  bir neden  olabiliyor tabiykide.Çünkü yeni yıl bize hiç bişey  getirmicek =).götürmesinde…

    Büyük  beklentileri olan  insanlar  sorulunca  yeni yıldan nasıl beklentileriniz var denildiğinde hemen  herkez yeni yıldan  sağlık,para,huzur  getirmesini temmeliğ ediyor.Ama hangi biri  oluyorki.Geçen  senede  aynı  bu zamanlar  bu  yıl için istedikleride  aynıydı  fark eden  hiç birşey  olmuyo işte =) bu kadar istemenin mağnası yok diğe düşünüyorum.Bunlar  tamamen  ben  görüşlerim  eleştirilerimdir oldukça   kulağa  mantıklı  gelmiyor değil.Han görüyoruz marketlerde güle güle 2008 hoşgeldin 2009 =) çok fazla  anlamsız.

   Televizyonlarda izliyoruz Brezilya’da  karnavallar  düzenleniyor malum noel  baba  vede  ren geyikleri  hele  bide  noel  anneler  =)  oldukça matrak  geçiyo  oralarda.Avusturalya adamlar  ne kadar  fazla  masraf  yapmışlar =)  güzel  eğlenceler  falan  havai  fişekler içki kızlar ve  sabaha kadar  kutlamalar =)  oldukça  harika  bir neden  olmasada  adamlar  güzel  eğleniyolar  açıkçası.Ve  Türkiye durumlar  malum pek  eğlenemiyo  olsakta   aramızda  cidden  olayı  abartanlar  var sonunçta müslüman  bir toplumuz  Noel  bizim kutlucağımız şey  değil sadece yeni yıl geldi hoş geldi maksadında  bişeyler  ki  çok abartılmaması  gereken  şeyler.

   Olayı  abartanlar  Taksim  meydanında toplanan  hak  turistler  ve  istenmedik  manzaralar.Geçen  yıl olduğu  gibi içip içip  turislere saldıran  hain insanlar.Oldukça miğde  bulandırıyo.Turislerede  yazık oluyo  yeni  yılını  kutlamak  için  orda  bulunuyolar  ve  olan  olaylara  bakın.Umarım  bu  sene  öle  bişey  olmaz  herkez  kendine   yakışanını  yapar  ve  yeni yıla öyle girerir temellimiz odur.

  Aile içide  oldukça  güzel  bir nedendir yeni yıl.Eksiden  kalmış ustublar.Tombala  kuru  yemiş kola vede  televizyon  ekranlarında   bir yıl başı  özel  programları.Bakınız oldukça hoş bir kutlama  biçimi.Eğlenmek  için  güzel  bir neden.

Lafımı  fazla uzaktmadan  Yeni yılınızı  kutlar  o gelmeyen  sağlık,huzur,parayı  bu senede  isteyelim nası  olsa  bize  kuru  bir  acı  getireceği kesin.Değişen  sadece  tavkimdeki yıl sayısı.





“TEAkolik” ZAMAN GAZATESİ’nde …

21 12 2008

picture-1313Evet  sonunda  diyoruz vede  TEAkolik  abimizi en  içten  dileklerimizle  kutluyoruz.Abimizin   site için  çok  çalıştığını vede  yılmadan  üşenmeden  hiç  bir karşılık  beklemeden  bizlere  internet kullanıcılarına  yerdımcı olabilimek için  siteye  onlarca  yüzlerce  konu  vede  karşılıştığımız  bazı  yerlerde  bize  hakikaten  yardımcı  olduğunu  tanıyan  herkez biliyor.Evet   yıllar önceki  site için  umutlu  vede   ileriye dönük  düşünceleri olduğunu  bazılarımız  biliriz.

 Yeni yeni  keşfediliyor büyük  profesyonel  kesimlerde.Yani  özelliklede  sesini  duyurabileceği basında.Bu gün  bir gazete aldım vede  TEAkolik’e  oldukça  bir ilgi  ve yer ayırdıklarını  gördüm.Sitesne eklediği  makelelerde  alt kısımda  bulunan “Bir tıkla çay  ısmarla” banneri bu  günkü “zaman gazetesi” ‘nin  “Gençlik” ekinde  büyük bir yer aldı.Mutlaka okumanızı  tavsiye ederim oldukça iyi bilgiler  var.
Gazeteyi alamayanlar kaçıranlar için; Buraya basarak okuyabilirsiniz.

picture-1312

Bir kaç  resimlerle gazete